Okul öncesi duygular etkinlikleri, çocukların yalnızca mutlu veya üzgün yüzleri birbirinden ayırmasına yönelik çalışmalar değildir. Çocuğun ne hissettiğini fark etmesi, duygusunu isimlendirmesi ve ihtiyacını uygun yollarla ifade etmeyi öğrenmesi sosyal-duygusal gelişimin önemli parçalarıdır.
Duygular okul öncesi dönemde oyun, hikâye, drama, sanat ve günlük yaşam üzerinden ele alınabilir. Amaç öfke, korku veya üzüntü gibi duyguları ortadan kaldırmak değil; çocuğun bu duyguları tanımasını ve davranış ile duygu arasındaki farkı zamanla anlamasını desteklemektir.
Duyguları Konuşmak İçin Günlük Hayatı Kullanmak
Duygu çalışmaları için özel bir ders saatini beklemek gerekmez. Oyuncağı kırılan, arkadaşına kızan, ailesinden ayrılırken özlem yaşayan veya tamamladığı bir çalışmayla gurur duyan çocuk zaten gerçek bir duygu deneyiminin içindedir.
Okul Öncesinde Duyguları Tanımak Neden Önemlidir?
Küçük çocuklar yoğun bir duyguyu yaşayabilir ancak bunun adını her zaman koyamayabilir. Çocuğun “kötüyüm” demesi bazen üzüntü, korku, öfke, hayal kırıklığı veya yorgunluk anlamına gelebilir.
Duygu kelimelerinin zamanla çoğalması, çocuğun kendisini daha ayrıntılı anlatmasına yardımcı olabilir. “Sinirliyim” ile “Hayal kırıklığına uğradım” arasındaki farkı anlamaya başlamak duygusal farkındalığın gelişmesidir.
- Duygunun fark edilmesi,
- duygunun isimlendirilmesi,
- bedendeki işaretlerin fark edilmesi,
- neden böyle hissedildiğinin düşünülmesi,
- duygunun uygun yollarla ifade edilmesi
birbirini destekleyen beceriler olarak ele alınabilir.
Hangi Duygularla Başlanabilir?
İlk etkinliklerde çocukların günlük hayatta sık karşılaştığı temel duygulardan başlanabilir. Mutluluk, üzüntü, öfke, korku ve şaşkınlık yüz ifadeleri ve kısa hikâyeler üzerinden daha kolay anlaşılabilir.
Beceri geliştikçe heyecan, utangaçlık, kıskançlık, endişe, gurur, özlem ve hayal kırıklığı gibi daha ayrıntılı duygu kelimeleri eklenebilir. Her duygu için uzun açıklamalar yapmak yerine gerçek hayattan örnekler kullanmak daha anlaşılır olabilir.
Duygu Kartları Okul Öncesi Etkinliği
Duygu kartları okul öncesi çalışmalarında kullanılabilecek basit ve çok yönlü materyallerdir. Farklı yüz ifadelerini gösteren kartlar hazırlanarak çocuklardan önce duyguyu tahmin etmeleri istenebilir.
Daha sonra yalnızca “Bu çocuk nasıl hissediyor?” sorusunda kalmak yerine durum üzerine konuşulabilir. “Böyle hissetmesine ne olmuş olabilir?” veya “Bu kişi neye ihtiyaç duyabilir?” gibi sorular etkinliği empati ve problem çözme alanına taşır.
- Duygu kartını isimlendirme,
- aynı duyguyu gösteren iki kartı eşleştirme,
- duyguya uygun kısa hikâye üretme,
- karttaki ifadeyi yüzle canlandırma,
- aynı durumda farklı insanların nasıl hissedebileceğini konuşma
duygu kartlarını tekrar tekrar farklı biçimlerde kullanmayı sağlar.
Ayna ile Duygu Oyunu
Ayna karşısında yapılan mimik çalışmaları çocukların yüz ifadelerini doğrudan gözlemlemesine yardımcı olabilir. “Şaşırmış bir yüz nasıl görünür?” veya “Kızgın olduğunda kaşlar ne yapıyor?” gibi sorular kullanılabilir.
Etkinliğin amacı belirli bir duygunun tek bir yüz ifadesi olduğunu öğretmek değildir. İnsanların aynı duyguyu farklı biçimlerde gösterebileceği de konuşulabilir.
Bir sonraki aşamada öğretmen veya çocuklardan biri bir duygu ifadesi yapar ve diğerleri tahmin eder. Böylece görsel dikkat ve sosyal ipuçlarını fark etme becerileri oyuna dahil olur.

Hikâyelerle Duyguları Tanıma
Hikâyeler, çocukların kendi hayatlarından biraz uzaklaşarak farklı bir karakterin yaşadığı duyguları konuşmasına imkân verir. Bir karakterin oyuncağını kaybetmesi, arkadaşının onu oyuna almaması veya yeni bir yere gitmesi üzerinden birçok duygu ele alınabilir.
Hikâyenin belirli noktasında durularak “Sence şimdi nasıl hissediyor?” sorusu sorulabilir. Ardından “Başka nasıl hissedebilirdi?” sorusuyla aynı olayın herkes üzerinde aynı etkiyi yaratmayabileceği gösterilebilir.
Hikâyeleri oyunla birleştirmek için okul öncesi drama eğitimi içerisindeki canlandırma yaklaşımından da yararlanılabilir.
Drama ile Duyguları Canlandırmak
Drama çalışmaları çocukların yalnızca duygu adını söylemek yerine bir durumun içine girmesini sağlar. “Arkadaşının yaptığı kule yanlışlıkla yıkıldı” veya “Uzun zamandır beklenen bir misafir geldi” gibi kısa senaryolar kullanılabilir.
Çocuklar önce olayın nasıl hissettirdiğini canlandırabilir, ardından farklı çözüm yollarını deneyebilir. Aynı senaryo ikinci kez farklı bir tepkiyle oynandığında davranış seçenekleri üzerine düşünme fırsatı oluşur.
Sanatla Duyguları İfade Etme
Bazı çocuklar ne hissettiğini konuşarak anlatmak yerine resim, renk veya şekiller üzerinden daha rahat ifade edebilir. “Bugünkü duygunun bir rengi olsaydı hangi renk olurdu?” gibi açık uçlu çalışmalar kullanılabilir.
Burada belirli renkleri belirli duygularla zorunlu biçimde eşleştirmek gerekmez. Bir çocuk öfkeyi kırmızıyla, başka bir çocuk siyahla veya tamamen farklı bir renkle ifade edebilir.
Boyama ve farklı materyallerle üretim üzerine daha fazla fikir okul öncesi sanat etkinlikleri sayfasında bulunabilir.
Hareketli Duygu Oyunları
Duygu etkinliklerinin sürekli masa başında yapılması gerekmez. Odanın farklı noktaları mutluluk, üzüntü, şaşkınlık ve öfke gibi duyguları temsil edecek şekilde belirlenebilir.
Kısa bir olay anlatılır ve çocuklar o durumda hissedebilecekleri duygu köşesine hareket eder. Aynı olay için herkesin aynı köşeye gitmemesi, duyguların kişiden kişiye değişebildiğini konuşmak için değerli bir fırsat oluşturur.
Sınıfta Duygu Köşesi Nasıl Oluşturulabilir?
Sınıf içerisinde küçük bir duygu alanı oluşturmak, çocukların gün içerisindeki hislerini görünür hale getirebilir. Çocuk sabah geldiğinde kendi fotoğrafını veya sembolünü o anki duygusunun yanına yerleştirebilir.
Duygu panosunun amacı çocukları takip etmek veya “Bugün neden mutsuzsun?” şeklinde sorgulamak değildir. Çocuğun isterse duygusunu paylaşabileceği ve duygular hakkında konuşmanın doğal kabul edildiği bir ortam oluşturmaktır.
- Mutlu hissediyorum,
- üzgün hissediyorum,
- kızgınım,
- endişeliyim,
- heyecanlıyım,
- sakin hissediyorum
gibi ifadeler zamanla duygu kelime dağarcığını genişletebilir.

Öfke ve Hayal Kırıklığı Nasıl Ele Alınabilir?
Çocuğa “Kızma” demek öfke duygusunu ortadan kaldırmaz. Daha yararlı yaklaşım duyguyla davranışı birbirinden ayırmaktır. “Kızgın olmak normal, vurmak uygun değil” gibi net ve kısa ifadeler kullanılabilir.
Çocuk sakinleştikten sonra yaşanan durum hakkında konuşmak daha verimli olabilir. Yoğun öfke sırasında uzun açıklamalar yapmak veya çocuktan hemen mantıklı çözüm üretmesini beklemek zorlayıcı olabilir.
Beklemek, derin nefes almak, sakin bir alana geçmek, yetişkinden yardım istemek veya ihtiyacını kelimelerle ifade etmek zamanla kullanılabilecek seçenekler arasındadır.
Duygu Etkinliklerinde Dikkat Edilmesi Gereken Hatalar
Duygu eğitimini “Doğru duygu hangisi?” testine dönüştürmek etkinliğin amacını daraltabilir. Aynı olay karşısında iki çocuğun farklı hissetmesi mümkündür.
- Duyguları iyi ve kötü olarak etiketlemek,
- “Bunda korkacak ne var?” gibi ifadeler kullanmak,
- çocuğu konuşmaya zorlamak,
- her öfke anında uzun nasihat vermek,
- çocuğun duygusunu yetişkin adına tanımlamak,
- farklı çocukların tepkilerini karşılaştırmak
kaçınılabilecek yaygın yaklaşımlardır.
Yaşa Uygun Duygu Etkinliği Nasıl Seçilir?
Küçük yaş gruplarında temel duygu ifadeleri, yüz kartları ve kısa canlandırmalar daha anlaşılır olabilir. Yaş ve dil becerileri geliştikçe aynı durumdaki farklı duyguları, nedenleri ve çözüm yollarını konuşmak mümkün hale gelir.
Etkinlik sırasında dikkat süresi de göz önünde bulundurulmalıdır. Uzun bir duygu dersi yerine günlük program içine yayılan kısa sohbetler, oyunlar ve hikâyeler daha doğal bir öğrenme deneyimi oluşturabilir.
Dikkat ve öz düzenleme alanındaki farklı etkinlikler için okul öncesi dikkat çalışmaları içeriği de incelenebilir.
Aile ve Okul Arasında Ortak Duygu Dili
Çocuğun okulda “Duygunu söyleyebilirsin” mesajını alıp evde duygularının sürekli küçümsenmesi tutarsızlık yaratabilir. Aile ve okulun birebir aynı yöntemi uygulaması gerekmese de temel yaklaşımın benzer olması destekleyicidir.
Örneğin okulda kullanılan “Şu anda ne hissediyorsun?” veya “Ne olmasına ihtiyacın var?” gibi basit sorular ev ortamında da kullanılabilir. Çocuğun duygusunu ifade etmesi, her istediğinin kabul edileceği anlamına gelmez.
Maltepe Anka’da Sosyal-Duygusal Öğrenme
Maltepe Anka Anaokulu’nun oyun temelli ve çocuk merkezli yaklaşımında sosyal ve duygusal gelişim, okul öncesi deneyimin önemli parçaları arasında ele alınır. Oyun, drama, sanat ve günlük arkadaşlık ilişkileri çocukların duygu ve iletişim becerilerini kullanabilecekleri doğal alanlardır.
Okul öncesinde amaç çocukların sürekli mutlu görünmesi değildir. Kızgınlık, korku, heyecan veya hayal kırıklığı gibi duyguların da günlük yaşamın parçası olduğunu fark etmek ve uygun ifade yolları geliştirmek daha gerçekçi bir yaklaşımdır.
Millî Eğitim Bakanlığının güncel Okul Öncesi Eğitim Programı da sosyal-duygusal gelişimi erken çocukluk eğitiminin bütüncül yapısı içerisinde ele almaktadır.
Maltepe Anka Anaokulu İletişim
Adres: Zümrütevler Mahallesi, Gül Caddesi, No:22/A, Maltepe/İstanbul
Telefon: 0216 457 10 15
WhatsApp: 0505 472 58 82
E-posta: info@maltepeanka.com
Sıkça Sorulan Sorular
Okul öncesinde hangi duygular öğretilir?
İlk aşamada mutluluk, üzüntü, öfke, korku ve şaşkınlık gibi daha kolay fark edilen duygular kullanılabilir. Çocuğun duygu kelime dağarcığı geliştikçe heyecan, endişe, gurur ve hayal kırıklığı gibi kavramlar eklenebilir.
Okul öncesi duygu kartları nasıl kullanılır?
Kartlardaki yüz ifadeleri isimlendirilebilir, aynı duygular eşleştirilebilir veya kart üzerinden kısa bir hikâye oluşturulabilir. Çocuğun neden böyle düşündüğünü anlatması da desteklenebilir.
Çocuk duygusunu söylemiyorsa ne yapılmalı?
Konuşmaya zorlamak yerine yüz kartları, resimler, oyun veya hikâyeler kullanılabilir. Bazı çocuklar duygularını doğrudan konuşmaktan ziyade oyun sırasında daha rahat ifade edebilir.
Öfke kötü bir duygu mudur?
Öfke doğal bir duygudur. Duygudan çok, öfke sırasında ortaya çıkan davranışların güvenli ve uygun biçimde yönetilmesi önemlidir.
Duygu etkinlikleri kaç yaşında başlanabilir?
Çocuğun gelişim düzeyine göre erken okul öncesi yıllardan itibaren basit yüz ifadeleri ve duygu kelimeleri kullanılabilir. Etkinliklerin süresi ve karmaşıklığı yaşa göre uyarlanmalıdır.
Drama duygu gelişimine yardımcı olur mu?
Drama, farklı durumları ve rolleri güvenli bir oyun ortamında deneyimleme fırsatı sağlar. Çocukların farklı bakış açılarını ve duyguları konuşmasına yardımcı olabilir.
Duyguları ifade etmek sosyal becerileri etkiler mi?
Çocuğun ne hissettiğini ve neye ihtiyaç duyduğunu ifade edebilmesi arkadaşlık ilişkilerinde iletişimi kolaylaştırabilir. Karşı tarafın duygusunu fark etmek de empati gelişimine katkı sağlayabilir.
Evde duygu çalışması nasıl yapılabilir?
Gün sonunda yaşanan olaylar hakkında konuşmak, hikâye karakterlerinin duygularını tahmin etmek, ayna oyunu oynamak veya duygu kartları kullanmak evde uygulanabilecek basit yöntemlerdir.
